banner94

banner126

10.11.2024, 11:35

Afife Jale'nin izinde

Üzerinde yaşadığımız coğrafyada Afife Jale adını en az bir kez duymamış olan var mıdır? Bilemem. Ancak varsa bile bunların çok az sayıda olduğunu ifade edebilirim. Türkiye’de sahneye çıkan ilk Müslüman kadın oyuncu olduğu için adı bilinir çok kimse tarafından. Ancak bu bilinirliğin gerektirdiği saygı gösterilmiş midir kendisine? Bundan kuşkuluyum işte.

Gerçi adını ve anısını yaşatma amacı güden belgeseller yapılmış, müzik albümleri piyasaya çıkarılmış, bale süiti gerçekleştirilmiş ve onun adını taşıyan tiyatro ödülleri artık gelenekselleştirilmiştir ama bu gerçekleştirilen etkinliklerin tamamı 1997 yılından sonrasına bir başka anlatımla onun dünyamızı terk edişinin üzerinden yarım asırdan daha fazla bir süre geçtikten sonrasına aittir. Üstelik bu etkinliklerin bir kısmının da onun adından yararlanarak ticari yarar elde etme amaçlı olduğunu düşünmekteyim.

Sahneye çıkan ilk Müslüman kadın oyuncu olmak onuruna sahip olan bu müstesna insan sahip olduğu onurun bedelini yaşadığı süre boyunca toplumdan dışlanarak ve henüz otuz dokuz yaşında iken bir hastane odasında yanında kimsecikler olmaksızın yaşama veda ederek ödemiştir. Üstelik vefatı sonrasında tam seksen iki yıl boyunca mezarının nerede olduğu bile bilinememiştir onun.

Bugün onun öykülere hatta romanlara konu olabilecek yaşamını anlatacak değilim. Buna sayfalar yetmez. Ancak onun insani bir zaafından yola çıkarak sahneye çıkabilmek uğruna verdiği mücadeleyi ve vefatı sonrasındaki gelişmeleri dile getirmeye çalışacağım.

Müslüman kadınların sahne yasağından yılmamış, sahte kimliklerle kimi zaman İstanbul’da kimi zaman Anadolu’da sevdiği işi yapmaya çalışırken polis takibi ve gözaltı uygulamaları ile baş etmek zorunda kalmıştı. Bu süreçte maruz kaldığı baskılar onu uyuşturucu bataklığına sürüklemiş ve morfin bağımlısı haline getirmişti. Müslüman kadınların sahne serbestisine ulaştığı zaman onun sağlık durumu sahneye çıkmasına izin vermiyordu artık. Bu süreçte kendisini anlayan, ona yardım etmeye çalışan tek insan eşi ve biricik aşkı bestekar Selahattin Pınar idi. Lakin onun çabaları yeterli değildi Afife’yi içine düştüğü durumdan kurtarmaya. Üstelik eşini kurtarmak isterken Selahattin Pınar da uyuşturucuya alışmaya başlamıştı.

Afife Jale, sevdiği adamın da uyuşturucu müptelası olmasını önleyebilmek için terk etti onu. Boşandı eşinden. Sonrası ise acılarla, yokluk ve sefalet içinde geçen yıllar.

Bu süreçte üç kez hastaneye yattı tedavi olabilmek için. Nafile. 24 Temmuz 1941 de Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi morfinmanlar koğuşunda yaşama veda ettiğinde henüz otuz dokuz yaşında idi. Kazlıçeşme’de kimsesizlerin ve Cellatların defnedildiği mezarlıkta toprağa verildi. Son yolculuğunda tiyatro dünyasından sadece Behzat Butak, Sait Köknar gelmişlerdi onunla vedalaşmaya.

İlgisizliğin kurbanı olan bu genç kadın verdiği olağanüstü mücadelenin bedelini genç yaşında kimsesizler mezarlığında unutulmaya terk edilerek ödemişti.

Tiyatro tarihi araştırmacısı Boğos Çalgıcıoğlu 2016 yılında peşine düştü Afife Jale’nin mezarının. Önce onun ilk kez sahneye çıktığı Apollon tiyatrosuna (Kadıköy Rexx sineması) gitti bir ipucu bulmak umudu ile. Sinemanın fuayesinde bir kenara atılmış ve bakımsızlıktan harap olmuş bir büst çıktı karşısına. Afife Jale’nin büstü idi bu. Israrlı takibi sonucunda büst temizlendi, bakımı yapıldı ve sinema girişindeki bahçeye konuldu. Ancak pandemi sürecinde kapandı bu sinema. Büstün akıbeti ise meçhul.

Araştırmalarına devam etti Çalgıcıoğlu. 25 Temmuz 1941 tarihli bir gazeteye ulaştı Birkaç satırlık bir haber ve altında bir fotoğraf.

“İlk kadın sanatkâr Afife’nin cenazesi hemen hemen kimsesiz olarak kaldırıldı.”

Kimin çektiği bilinmeyen fotoğrafta ise Afife’nin tabutu ve yukarıda isimlerine yer verdiğim tiyatro emekçileri bulunmakta.

Fotoğraftan yola çıkan Çalgıcıoğlu önce fotoğraftaki devasa mezar taşlarından buranın kimsesizler mezarlığı olduğu sonucuna varıyor. (Bu büyük mezar taşları cellatlar için dikilir) Daha sonra arka planda görülen binanın Surp Pırgıç Ermeni hastanesi ya da Balıklı Rum hastanesi olduğunu tahmin ediyor. Tabi aradan geçen yıllarda çevre hayli değişmiş. Kesin sonuca varabilmek için İTÜ'den teknik destek alıyor. Yapılan bilimsel çalışmalar sonucunda mezarlığın yeri tespit ediliyor. Ancak mezar yerinin tam olarak tespit edilebilmesi olanak dışı. 1995 yılında mezarlık toprakla doldurulmuş ve eski mezarların üzerine başka naaşlar konulmuş. Yine de yaklaşık bir tahmin yapılabilmiş.

Çalgıcıoğlu bu araştırmaları esnasında tespit ediyor Afife’nin üç kez değişik adlar kullanarak hastaneye yattığını. Ancak üçüncü yatışının dosyasına ulaşamıyor.

Bir tespiti daha var kendisinin Vasfi Rıza Zobu’nun anılarında belirtmiş olduğu bir husus. Cenaze kaldırılmadan önce Afife’nin yüzünün maskı alınmış. Amaç bu mask yardımı ile onun bir büstünün yapılması ve ileride kurulacak bir tiyatro müzesine yerleştirilmesi. Ancak bu maskın akıbeti hakkında da bir bilgiye ulaşılamamış henüz. Belki de imha edildi kim bilir?

Çalgıcıoğlu burada bırakmadı çalışmalarını Afife Jale’ye yaşarken gösterilmeyen saygının hiç değilse ölümü sonrasında gösterilmesi için onun yatmakta olduğu mezarlık alanının girişine bir totem konulmasını ve Afife Jale’nin burada yattığını belirten bir yazının paylaşılmasını önerdi İBB Mezarlıklar Müdürlüğü ve Kültür A.Ş. kurumlarına. Konu ile ilgili kapsamlı bir dosya da teslim etti adı geçenlere. Henüz bir yanıt alamadı. Beklemede iki yılı aşkın bir süreden beri.

Kimsesizler mezarlığına defnedilip unutulmaya terk edilen bir tiyatro emekçisi...

Vefatından ancak seksen iki yıl sonra bir tiyatro tarihi araştırmacısının uzun süreli ve ısrarlı takibi sonrasında ancak yaklaşık olarak belirlenebilen bir mezar

Akıbeti belli olmayan bir mask

Ve

Kayıp bir hastane dosyası (vefat nedeni ile ilgili bilgiler bu dosya ile birlikte kayıp)

İşte sahneye çıkan ilk Müslüman tiyatro emekçisine gösterilen saygının özeti.

YAZIK

Yorumlar (1)
Fatma Ökmen 5 ay önce
İnsana en çok yakışan vefâ değil midir hocamm ? Bogos Çalgıcıoğlu'na vefâsı için teşekkür etmeliyiz. Cesur sanâtçımızın da değerli rûhû şâd olsun.
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 28 71
2. Fenerbahçe 27 65
3. Samsunspor 28 51
4. Beşiktaş 27 47
5. Eyüpspor 28 44
6. Başakşehir 27 39
7. Göztepe 27 38
8. Gaziantep FK 27 38
9. Kasımpaşa 28 38
10. Trabzonspor 27 36
11. Antalyaspor 28 36
12. Konyaspor 28 34
13. Rizespor 27 33
14. Alanyaspor 28 31
15. Sivasspor 28 30
16. Bodrum FK 28 30
17. Kayserispor 27 30
18. Hatayspor 27 19
19. A.Demirspor 27 -2
Takımlar O P
1. Kocaelispor 31 62
2. Karagümrük 31 56
3. Erzurumspor 31 54
4. Gençlerbirliği 31 51
5. Bandırmaspor 31 51
6. İstanbulspor 31 49
7. Ahlatçı Çorum FK 31 46
8. Amed Sportif 31 46
9. Boluspor 31 45
10. Ümraniye 31 45
11. Esenler Erokspor 31 44
12. Iğdır FK 31 44
13. Keçiörengücü 31 42
14. Pendikspor 31 41
15. Sakaryaspor 31 39
16. Ankaragücü 31 38
17. Manisa FK 31 37
18. Şanlıurfaspor 31 34
19. Adanaspor 31 27
20. Yeni Malatyaspor 31 -21
Takımlar O P
1. Liverpool 30 73
2. Arsenal 30 61
3. Nottingham Forest 30 57
4. M.City 30 51
5. Newcastle 29 50
6. Chelsea 29 49
7. Aston Villa 30 48
8. Brighton 30 47
9. Fulham 30 45
10. Bournemouth 30 44
11. Brentford 30 41
12. Crystal Palace 29 40
13. M. United 30 37
14. Tottenham 29 34
15. Everton 30 34
16. West Ham United 30 34
17. Wolves 30 29
18. Ipswich Town 30 20
19. Leicester City 30 17
20. Southampton 30 10
Takımlar O P
1. Barcelona 29 66
2. Real Madrid 29 63
3. Atletico Madrid 29 57
4. Athletic Bilbao 29 53
5. Villarreal 28 47
6. Real Betis 29 47
7. Rayo Vallecano 29 40
8. Celta Vigo 29 40
9. Mallorca 29 40
10. Real Sociedad 29 38
11. Sevilla 29 36
12. Getafe 29 36
13. Girona 29 34
14. Osasuna 29 34
15. Valencia 29 31
16. Espanyol 28 29
17. Deportivo Alaves 29 27
18. Leganes 29 27
19. Las Palmas 29 26
20. Real Valladolid 29 16