banner94

banner126

29.12.2024, 12:27

DIŞ POLİTİKADA YAPTIĞIMIZ, ÖNEMLİ YANLIŞLAR

 Aşağıdaki yazıyı, 16.08.2013 tarihinde yazmıştım. O günden bu yana, aldığımız yolun değerlendirmesini sizin yapmanızı dileyerek olduğu gibi yayınlıyorum.
  Birkaç gün önce dış politikada geçmişte yaptığımız ve bize çok pahalıya patlayan birkaç konuya değinmiştim. Maalesef benzer yanlışları, son yıllarda da sürdürmekteyiz.
  Yanlışlarımızın asıl nedeni, dış politikamızın değişen siyasi iktidarlara göre değişmesi olsa gerek. 
  Bence dış politikamızın günlük politik çıkarlardan arındırılarak bir devlet politikası haline getirilmesi gerekir.
  Hatta yalnız dış politika değil terör ve eğitim politikasının da yılları kucaklayacak şekilde planlanması ve yönlendirilmesi gerekir. 
  Böyle bir durum söz konusu olursa; meclisteki çoğunluğuna güvenerek her istediğini yapmaya kalkan iktidar partileri de siyasi iktidarın her yaptığını eleştiren muhalefet partileri de laf kalabalığından çok ülke yararına politikalar üretmek zorunda kalır.
  Şu durumda parmakla gösterilecek birkaç olay dışında; iktidar ne yaparsa yapsın muhalefet eleştirir, muhalefet ne önerirse önersin iktidar bildiğini yapar.
  Birkaç yıl önce iktidar partisi, “KOMŞULARLA SIFIR SORUN” politikası gereğince Ermenistan ile sıcak ilişkiler kurulmaya çalıştı. Muhalefet de bunu kıyasıya eleştirdi.
  Eleştirirken de dişe dokunur bir şey söylenmedi.
  Böyle bir yaklaşımı ben de eleştirdim. Eleştirirken  “Keşke böyle bir politika izlemeden önce Ermenistan’dan; Soykırım sorununu uluslararası alanda bir daha gündeme getirmeyeceğinin ve Dağlık Karabağ’daki politikasına bizim istediğimiz şekilde yön vereceğinin güvencesini alsaydık” dedim.
  Ermenistan, tam anlamıyla köşeye sıkışmış durumdaydı ve neredeyse dünyaya açılacak tek kapısı bizim kontrolümüzdeydi çünkü.
  Benzer yanlışları, Irak politikasında da yaptık. Tezkerenin geçip geçmemesinin doğuracağı ve doğurduğu olumlu veya olumsuz sonuçları, benim bilgi alanım değil.
  Ancak Irak’a yapılan müdahaleden sonra;  orada tecavüze uğrayan ve katledilen Müslümanlar başta olmak üzere tüm insanlar için iktidarımızla ve muhalefetimizle yeterli tepkiyi koyamadığımıza inanıyorum.
  Benzer şeyler, Irak 3 parçaya bölünürkenki tutumumuz için de söylenebilir.
  Ardından “ARAP BAHARI” denilen süreç başladı.
  İktidarıyla ve muhalefetiyle “DEDİĞİM DEDİKÇİ POLİTİKA” diye adlandırabileceğimiz tavır sergilenmeye devam edildi.
  Hem iktidar partisinde hem muhalefet partilerinde, yıllardır büyükelçilik yapanlar başta olmak üzere yıllarını dış politika yaparak geçiren onlarca insan olmasına karşın -bana göre- ülkemizin çıkarlarını ön planda tutan yeterli bir dış politika izleyemedik.
  İktidar, bir şeyler yaptı. Muhalefet kıyasıya eleştirdi. Devleti yöneten veya yönetmeye talip olan siyasi kimlikte insanlar, birbirleri ile kavga yapmayı sürdürdüler. 
  Hazreti Ali’nin “Başkasının yanında yapılan eleştiri, eleştiri olmaktan çok hakaret sayılır” diye çok hoşuma giden bir sözü var. 
  Ben, en azından çok önemli konular söz konusu olduğunda başbakanımızın veya siyasi parti liderlerimizden birinin veya birkaçının basına kapalı “LİDERLER TOPLANTISI” önermesini ve bu toplantıda herkes eteğindeki taşı döktükten sonra siyasi parti liderlerimizin toplumun karşısına tek söylemle çıkmasını bekleyecek kadar iyi niyetliyim.
  Bunu Kıbrıs’a yapılan müdahale sırasında kısmen yaşadık çünkü.
  O dönemde çok farklı söylemlerde bulunan Bülent Ecevit ve Necmettin Erbakan’ın partisi ortak bir söylemle Kıbrıs’ta yapılacak olası bir soykırımı önlediler.
  Hem de tüm dünyaya meydan okuyarak.
  Günümüzde de böyle bir uyum sağlanamadığı sürece Müslüman insanlar, Müslüman insanların kanını akıtmayı sürdürecek.
  Suriye ve Mısır’da aylardır akan kanın durması için liderlerimiz; bir araya gelip ortak bir söylemde bulunamıyorlarsa bile en azından hem Suriye ve Mısır yöneticileriyle hem muhalif güçlerle bir araya gelerek akan kanın durmasına önayak olmalılar.
  Suriye’de insan kesip kanını içmekle yetinmeyip ciğerini yiyenler de Mısır’da ve Suriye’de kendi vatandaşlarının üzerine ateş açmaktan çekinmeyenler de ateş açanların üstüne kelle koltukta yürüyenler de “MÜSLÜMAN” olduğunu söyleyenler.
  Yeter artık! Lütfen iktidarda veya muhalefette olan parti liderlerimizden biri çıkıp “MÜSLÜMANLIĞIN TEMEL İLKELERİNDEN BİRİ, ALLAH’IN VERDİĞİ CANI ALLAH’TAN BAŞKA BİRİ ALAMAZ” desin ve gereğini yapsın.

Yorumlar (0)
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 28 71
2. Fenerbahçe 27 65
3. Samsunspor 28 51
4. Beşiktaş 27 47
5. Eyüpspor 28 44
6. Başakşehir 27 39
7. Göztepe 27 38
8. Gaziantep FK 27 38
9. Kasımpaşa 28 38
10. Trabzonspor 27 36
11. Antalyaspor 28 36
12. Konyaspor 28 34
13. Rizespor 27 33
14. Alanyaspor 28 31
15. Sivasspor 28 30
16. Bodrum FK 28 30
17. Kayserispor 27 30
18. Hatayspor 27 19
19. A.Demirspor 27 -2
Takımlar O P
1. Kocaelispor 31 62
2. Karagümrük 31 56
3. Erzurumspor 31 54
4. Gençlerbirliği 31 51
5. Bandırmaspor 31 51
6. İstanbulspor 31 49
7. Ahlatçı Çorum FK 31 46
8. Amed Sportif 31 46
9. Boluspor 31 45
10. Ümraniye 31 45
11. Esenler Erokspor 31 44
12. Iğdır FK 31 44
13. Keçiörengücü 31 42
14. Pendikspor 31 41
15. Sakaryaspor 31 39
16. Ankaragücü 31 38
17. Manisa FK 31 37
18. Şanlıurfaspor 31 34
19. Adanaspor 31 27
20. Yeni Malatyaspor 31 -21
Takımlar O P
1. Liverpool 30 73
2. Arsenal 30 61
3. Nottingham Forest 30 57
4. Chelsea 30 52
5. M.City 30 51
6. Newcastle 29 50
7. Aston Villa 30 48
8. Brighton 30 47
9. Fulham 30 45
10. Bournemouth 30 44
11. Brentford 30 41
12. Crystal Palace 29 40
13. M. United 30 37
14. Tottenham 30 34
15. Everton 30 34
16. West Ham United 30 34
17. Wolves 30 29
18. Ipswich Town 30 20
19. Leicester City 30 17
20. Southampton 30 10
Takımlar O P
1. Barcelona 29 66
2. Real Madrid 29 63
3. Atletico Madrid 29 57
4. Athletic Bilbao 29 53
5. Villarreal 28 47
6. Real Betis 29 47
7. Rayo Vallecano 29 40
8. Celta Vigo 29 40
9. Mallorca 29 40
10. Real Sociedad 29 38
11. Sevilla 29 36
12. Getafe 29 36
13. Girona 29 34
14. Osasuna 29 34
15. Valencia 29 31
16. Espanyol 28 29
17. Deportivo Alaves 29 27
18. Leganes 29 27
19. Las Palmas 29 26
20. Real Valladolid 29 16